MAVİ GÖZLÜ DEV,MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ...

13/11/2009

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
                       bahçesinde ebruliii
                                 hanımeli
                                              açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
                          hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
                         çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
                   hanımeli
                             açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
            yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
           bahçesinde ebruliiii
                     hanımeli
                               açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
                         hanımeli
                                   açan ev..


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İNTİHAR MAVİ...

13/11/2009

Dağların dorukları dumanlı olur

 

Geriye dönmez savaşçılar...

 

Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri

 

Karla yıkanmıştır yüzleri...

 

Bu yüzden asla vedalaşmaz

 

Ve kılıçlarında taşırlar şiiri! .

 

Bu yüzden sevdaları mahzundur

 

Yürekleri kallavi!

 

Alınları ihanet vurgunudur.

 

Gözleri intihar mavi...


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SANA KALAN SAZ...

13/11/2009

sana

yaralarımdan çiçekler,

ilk yardım geceler biraz da

ve yangında kurtarılması imkansız acılar

bırakıyorum...

 

seni özümün gizinde saklıyorum...

bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak

ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

 

sana

cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum...

vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden

(türkülerin sırtındaki muamma!)

yazık bir nakarat bırakıyorum sana

 

"ben sana gülüm demem

gülün ömrü az olur"

 

öç biter,

biter şarkı,

 

yaz olur...


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

AVAZIM ÇIKTIĞI KADAR SUSUYORUM...

10/10/2009


bir ufukta bitiyor yüzün

ve başka bir gökyüzü başlıyor

komşu ellerle sarmalanıyorsun

yanıyorsun...

ne kadar övülsen az

avazım çıktığı kadar susuyorum

ismindeki sesli harfleri

mayınlı bir gülümsemeyle

senin karasularında olmak

üstünde ilkbahar bir entari;

sanki

yeniden

eski bir öyküye başlamak...

yüzündeki o billur akşam kahvaltısı

sürgülerken özümü,

ne kadarını sustuk

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

hiç bir şeyimsin...

9/10/2009



Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz

Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak

Sen benim hiçbir şeyimsin



ATTİLA İLHAN

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Gökyüzünün özgür çiçekleri

Gökyüzünün özgür çiçekleri

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro